ADI GARİP

Dilek Erdemli

16-04-2019 10:40

     İlkokula gittiğim yıllarda annemle okul ihtiyaçlarımı almak için evden çıktık.  Bahçesinde salıncak olan büyük bir binanın yanından geçerken,  bahçeyi çevreleyen demir parmaklıkların ardından seslenen çocukları duyunca başımı o tarafa çevirdim. Saçları kısacık kara kuru çocuklar ellerini parmaklıkların arasından uzatmış ‘’ANNE! ANNE! BANA BAK ANNE!’’ Diyerek anneme sesleniyorlardı. Henüz küçüktüm ve bir anlam verememiştim. Anneme çocukların neden kendisine seslendiklerini sordum. Annem çocukların annesinin ve babasının olmadığını ve buranın Çocuk yuvası olduğunu anlattı.  

        Yıllar geçti ve ben o çocukları unutamadım. Bir gün Çocuk Yuvası’ndaki çocukları banyo günlerinde gönüllü annelerin yıkadıklarını öğrendim ve arkadaşımla sorumlu müdürden izin aldık. Gönüllü olduk. Üç-altı yaş çocukları bana verdiler. Kırk iki tane çocuğu bakıcı anne banyo kapısına sıraladı. Çocuklar ile baş etmek kolay değildi ama ben kolay yolu bulmuştum. Herkes yumruklarını sıkacak ve pazularını gösterecek, kim kuvvetli ve uslu ise önce o yıkanacaktı. Hepsi sıraya girmiş ve yumruklarını havaya kaldırmış ‘’Ben daha güçlüyüm!’’ diye bağırıyorlardı. Öyle tatlılardı ki sevildiklerini anlayınca her biri ayrı dertlerini veya en çok mutlu olduğu günü anlatıyorlardı. Kimi çelimsiz, kimi sessiz, kimi ise konuşkandı. Banyoları bittikten sonra etrafımı  ‘’ANNE TEŞEKKÜR EDERİZ!’’ diye bağıran çocuklar sardı. Her biri kucaklamamı istiyor, sarıyor, öpüyordu. Biri kucağımdan hiç inmek istemedi. İsmini sordum ‘’Garip’’ dedi. Garip, dört-beş yaşlarında esmer, kahverengi gözlü, buğday tenli erkek çocuğuydu. Acıyan yarasını kanatmak, acısını bir kat daha arttırmak istemediğim için ailesini sormadım. Yüzünden okunuyordu garipliği. Garip’i ve diğer çocukları bütün içtenliğimle kucakladım, öptüm. Kısacık saçları olan başları okşadım. Kocaman Dünya’da küçük yaşta ailesindenayrılmak zorunda kalan gariplerin yüzünü bir parçada olsa güldürmek, yüreğimdeki sevgiyi paylaşmak istedim.

        Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı adı altında Çocuk yuvasında şimdi ki adı ile Sevgi Evleri’nde kalan kimsesiz çocukların yiyecek, içecek ve giyecek ihtiyaçlarını devlet karşılıyor fakat kurumlarda kalan çocuklarımızın tek ihtiyacı sevgi, güleryüz,  biraz ilgi. Küçük yaşta birçok nedenlerle hayatın yükü omuzlarına yüklenen, kocaman Dünya’da yalnız kalmaya mahkûm bırakılan çocuklarımız.. Sadece sayılardan  ibaret olmayan çocuklarımız…

        Garip, Yasin, Kenan, Mehmet, Kürşat, Hatice…

DİĞER YAZILARI SESİMİZİ DUYAN VAR MI? 01-01-1970 03:00 DOSTLUK 01-01-1970 03:00 KADIN 01-01-1970 03:00 SEÇİM ARİFESİNDE 01-01-1970 03:00 MÜJDE GENÇLİK YAŞIYOR...! 01-01-1970 03:00 SÖZLERİN VE YÜREĞİN BİRLEŞTİĞİ AN 01-01-1970 03:00 BİR PAKET YAĞ 01-01-1970 03:00 KADIN 01-01-1970 03:00 İNSANI CEHALET ÖLDÜRÜR 01-01-1970 03:00 AĞLAMAK VE GÜLMEK İNSAN İŞİYMİŞ 01-01-1970 03:00 İNSANI CEHALET ÖLDÜRÜR 01-01-1970 03:00 UZLAŞMA ve UZLAŞTIRMACILIK 01-01-1970 03:00 ADI VEFA OLSUN 01-01-1970 03:00 MERSİN ŞEHİR HASTANE'SİNİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ 01-01-1970 03:00 UZLAŞMA ve UZLAŞTIRMACILIK 01-01-1970 03:00 VİCDAN 01-01-1970 03:00 SEVGİNİN DİLİ YOKTUR 01-01-1970 03:00 TRİKOTİLLOMANİ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞİ YAD EDELİM 01-01-1970 03:00 MÜJDE GENÇLİK YAŞIYOR 01-01-1970 03:00 İNSANI CEHALET ÖLDÜRÜR 01-01-1970 03:00 UNUTULMADIN MELEĞİM 01-01-1970 03:00 MEVSİMLERDE DEĞİŞİYOR İNSANLAR GİBİ 01-01-1970 03:00 İŞARET DİLİ 01-01-1970 03:00 ROL MODEL 01-01-1970 03:00 KIRAMADIM KIRILDIĞIM YERDEN 01-01-1970 03:00 İP CAMBAZIYIZ 01-01-1970 03:00 KÜRŞAT 01-01-1970 03:00 USTA ÖĞRETİCİ OLMAK 01-01-1970 03:00 TRİKOTİLLOMANİ 01-01-1970 03:00 KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK 01-01-1970 03:00